|
SUDAN KÜRT DEVLETİ PROJESİNİ UYANDIRABİLİR....MUHAMMED EL EMMAK |
|
|
|
|
MUHAMMED EL SEMMAK tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 27 Temmuz 2010 06:45 |
|
Sudan'da güneyin ayrılıp ayrılmayacağını belirleyecek olan referandum Kuzey Irak'ı da etkileyebilir. Zira Sudan parçalanırsa Pandora'nın kutusu açılır ve bölgedeki uyuyan ayrılıkçı projeler kutudan çıkabilir
Sudan’ın güneyinde Ocak 2011’de düzenlenmesi planlanan referandumun sonuçları, ülkenin tek bir devlet olarak mı kalacağını, yoksa iki devlete mi bölüneceğini belirleyecek. İlk anketlere göre, güneydeki genel eğilim ayrılık yönünde. Peki Sudan bölünürse Irak birleşik mi kalacak? Bu soru, Amerika’nın yeni tutumu nedeniyle gündeme geliyor. Zira Irak’tan çekilmekte ısrar eden ABD, Iraklı Arap ve Kürt liderlerin iktidar paylaşımının yanı sıra Kürt bölgesinin sınırları üzerinde anlaşma sağlayamaması durumunda, BM’den Irak-Kürdistan bölgesi sınırına çok uluslu güç göndermesini isteyecek. Irak’ta bir Kürt devleti için gereken bütün dinamikler mevcut; yerel hükümet, meclis ve Peşmerge ordusu var. Yerel hükümet yabancı şirketlerle doğrudan işbirliği ve yatırım anlaşmaları yapıyor. Dünyayla da doğrudan bağlantılı. Sınır sorunlarını kendisi çözüyor. Merkezi hükümetle anlaşmazlıklarıysa birçok temel soruna yoğunlaşıyor: Kürtler cumhurbaşkanlı-ğından daha azını kabul etmiyor; Kerkük’ün kendi bölgelerine bağlanmasında da ısrarcılar. Peşmergenin bağımsız kalmasını istiyor, Irak ordusuna veya güvenlik güçlerine katılmasını reddediyorlar.
Erbil güvenlik şemsiyesi arıyor Fakat Kürtler birleşik bir güç değil. Mesut Barzani-Celal Talabani koalisyonuyla temsil edilen hali hazırdaki yönetim, geçiş döneminin komşu ülkelerle bir güven şemsiyesi sağlayacağını düşünüyor. Fakat biri İran’la, diğeri de Türkiye’yle silahlı çekişmeye giren aşırılıkçı Kürt hareketleri var. Erbil bu durumun kendisini ihtiyaç duyduğu şemsiyeden mahrum bırakmakla kalmayıp, aynı zamanda komşu ülkeleri başına üşüştüreceğini ve muhtemel bir bağımsız Kürt devletine dair endişeleri körükleyeceğini biliyor. Türkiye, İran, Suriye ve Irak’taki Kürtlerin nüfusunun 25 milyona vardığı biliniyor. Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi çok uluslu gücün korumasında bağımsızlığını derinleştirirse, bu durum başka Kürt bölgelerine birleşik bir Kürt devleti için harekete geçmek konusunda moral verecektir. Türk istihbaratının Abdullah Öcalan’ı tutuklamasının ardından PKK uzun süre içine çekildi, ancak ABD’nin Irak’ı işgal etmesinden sonra saflarını yeniden organize etti. Örgüt 2004’ten bu yana yeniden düzenli bir askeri güç haline gelmiş durumda.
PKK da milletler oyununun parçası Kürdistan bölgesinin özerklik kazanmasında başarılı olan Barzani-Talabani koalisyonu, PKK’yı geri plana çekmişti. Örgütün yeniden ortaya çıkışıysa, Kürtlerin elde ettiği ulusal başarıların kendisi sayesinde olduğunun, dolayısıyla kendisini kurbana dönüştürecek ve zaferde ortaklıktan mahrum bırakacak hiçbir denklemi kabul etmeyeceğinin dolaylı bir ilanıdır. PKK bugün bölgede oynanan milletler oyununun bir parçası haline geldi. Bu bağlamda, Kürt sorunu sadece Irak’ın ve Türkiye’nin sorunu değil, bölgesel bir sorundur. Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı, bölge haritasını etnik ve mezhepçi hesaplar temelinde yeniden gözden geçirme yönündeki ilk somut adım olabilir. Sudan’ın güneyinde yaşanacaklarla Irak’ın kuzeyinde yaşanacaklar arasındaki ilişki de bu noktadan kaynaklanıyor.
Kürtler her ihtilafın kurbanı Bağdat’ın iktidar paylaşımı nedeniyle yaşanan siyasi anlaşmazlıkların ve çekişmelerin içinde boğulduğu bir zamanda, Erbil Türkiye ve İran cephelerinde savaşan silahlı Kürt hareketleriyle bağlantısını kopararak uluslararası meşruiyetini derinleştirmeye çalışıyor. Kürtler geçmişte birçok bölgesel ve uluslararası çekişmenin yanı sıra çeşitli koalisyonların kurbanı oldu. Saddam Hüseyin-Ayetullah Humeyni döneminde Irak-İran çekişmesinin, Saddam-Şah Rıza Pehlevi döneminde Irak-İran anlaşmasının, Soğuk Savaş’ta Sovyetler-ABD çekişmesinin, Soğuk Savaş sonrasında Rusya-ABD anlaşmasının, Türkiye-Suriye anlaşmazlığının ve son olarak Suriye-Türkiye anlaşmasının kurbanı oldular. Bunca zamandır verdikleri kurbanların ve ağır bedelli deneyimlerinin ışığında, Kürtler ABD’nin uluslararası koruma vaatlerinden emin olabilir mi? Yoksa geçmişte defalarca yaşandığı gibi, kendilerini bir kez daha değiştiremeyecekleri yeni siyasi gerçekler karşısında mı bulacaklar? Bu sorunun yanıtı, Sudan’ın güneyinde yaşanacaklara bağlı. Sudan’daki ayrılma derinleşirse, ‘Pandora’nın kutusu’ ardına kadar açılacak, bölgedeki bütün uyuyan ayrılıkçı projeler de kutunun içinden çıkacak. (Birleşik Arap Emirlikleri gazetesi İttihat, 23 Temmuz 2010)
)
|