Anasayfa
PAZARCIKLILARIN BULUŞMA MERKEZİ......NİHAL BAYRAM PDF Yazdır e-Posta
NİHAL BAYRAM tarafından yazıldı.   
Perşembe, 06 Mayıs 2010 15:30

200 civarında üyesi bulunan Mainz Pazarcık Kültür Merkezi, yas günlerinde, kültürel ve sportif faliyetlerde adeta Pazarcıklıların buluşma merkezi.


Mainz Pazarcık Kültür Merkezi, 2006 yılından bu yana Almanya’nın Mainz kentinde sosyal ve kültürel amaçlı faaliyetlerde bulunuyor. Yaklaşık 200 civarında üyesi olan kurum, ailelerin tüm fertlerine hizmet etmeyi hedefliyor. Pazarcık yöresine ait dokuyu koruyan fakat farklı kültürlere de açık olan Pazarcık Kültür Merkezi, gelecek nesillere Pazarcık kültürünü aktarmak istiyor. Pazarcık Kültür Merkezi Genel Başkanı Aziz Uzpak ve Genel Sekreteri Ali Çetinkaya ile Pazarcık Kültür Merkezi’nin faaliyetleri üzerine konuştuk.

Mainz Pazarcık Kültür Merkezi hangi faaliyetlerde bulunuyor?

Ali Çetinkaya: Kurumumuz, bir çok kurumda olduğu gibi, folklor grubu, futbol takımı, düzenli toplu kahvaltı ve bağlama kursu ile yerel halkımıza hizmet vermektedir. Bu klasik hizmetlerin yanında kurumumuz yas günlerinde de halkımıza yardım ediyor. İnsanlarımız cenazelerini kaldıracak bir merkez, bir mekan ararken, akla ilk Pazarcık Kültür Merkezi geliyor ve bu konuda yönetim kurulu ve kurum üyeleri olarak tüm hizmetleri yerine getirmeye çalışıyoruz. Bu, bizler için ayrıca insani bir görevdir.

Genç kesimlere ve kadınlara ulaşmak hedefleriniz arasında sanırım?

Ali Çetinkaya: Amacımız özellikle gençlerimizi diskoteklerden çıkarıp, kültürel faaliyetlere teşvik etmek, seminerler ve paneller düzeyinde bilgi iletişimi sağlamaktır. Bu bağlamda gençliğimize bir şeyler vermektir. Diğer bir hedefimiz, kadın arkadaşlarımızı daha aktif bir katılıma teşvik etmektir. Biz bireyleri değil, aileleri üye yapıyoruz ve böylece aileler bazında faaliyet yürütmeye çalışıyoruz.

Peki ileriye yönelik ne tür çalışmalar planladınız?

Aziz Uzpak: İlk hedefimiz ve gördüğümüz en acil sorun çocuklarımızın okul sorunudur. Almanya’da göçmen çocuklarımız derslerinde yeterince başarı sağlayamıyorlar. Bu konuda derslerinde, ödev ve sınav hazırlıklarında kurum olarak yardımcı olmamız, onlara her yönden destek sağlamamız gerekiyor. Bu konuda önümüzdeki günlerde okul çocuklarına ders yardımı sunmaya çalışacağız. İkinci hedefimiz üyelerimizin kültürel ve inançsal ihtiyaçlarıdır. Üyelerimiz çoğunluğu Kürt ve Alevi kökenlidirler. Alevi inancını ve Kürt kültürünü aktarabilmek için dönem dönem çeşitli eğitim ve seminerler düzenliyoruz.

Sosyal ve kültürel aktiviteler yanında Pazarcık Kültür Merkezi’nin bir de ekolojik duyarlılığı var...

Aziz Uzpak: Bildiğiniz gibi Pazarcık ilçemizde, doğayı ve insanı zehirleyecek çimento fabrikaları kurulmak istendi. Bizler Pazarcık Kültür Merkezi olarak bu projeye tüm gücümüz, duyarlılığımız ve insiyatifimiz ile karşı çıktık ve “Ovama Onuruma Dokunma İnsiyatifi” adı altında bir oluşum kurduk. Bu İnsiyatife bizim kurumumuzdan üç arkadaşımız da katılarak Avrupa ağını kurduk. Avrupa genelinde iki ayrı Pazarcık ile dayanışma geceleri düzenledik. Yoğun ilgi ve katılım sonucu üçüncü gecemizi de 8 Mayıs 2010 tarihinde Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenleyeceğiz. Amacımız geçmiş gecelerde yaptığımız gibi elde edilen gelirin tümünü Pazarcık’a ve kampanyamıza aktarmaktır. Bu konuda tüm Pazarcıklıların ve Pazarcık dostlarının desteğini bekliyoruz.

Sizce Pazarcık’ta bu çimento fabrikaları neden kurulmak isteniyor?

Aziz Uzpak: Türk devletinin zihniyeti çok açık ortadadır. Bu zehirlenme ile halkımızı ya göçe zorlayacaktır, göç etmeyi kabul etmeyenler ise ölüme terk edilecektir. Bu zihniyet katliam zihniyetidir. Bir yandan doğamızı, diğer yandan insanlarımızı zehirlemek istiyorlar. Bizler Pazarcıklılar olarak ne göç etmeyi ne de ölümü kabul ediyoruz.

Pazarcık’ta yaşayan halkın bu yöndeki duyarlılığını nasıl buluyorsunuz?

Aziz Uzpak: Açık konuşmak gerekirse, geçmişte toplumumuzda çevre bilinci neredeyse sıfırdı. İnsanlarımız çevre ile ilgili fazla bilgi sahibi olmadıkları için “Çimento fabrikaları kurulsun, bana iş gelecek, bana ekmek gelecek” mantığı içinde düşündüler. Bu konuda uzun süreli bir mücadele verdik. Pazarcık ve çevresinde, Avrupa çapında bireysel sohbetlerle, toplu seminerlerle kampanyalar ve farklı projelerle insanlarda çevre bilincini geliştirmeyi başardık diye düşünüyoruz.

Ali Çetinkaya: Tabi ki dün olduğu gibi bugün de bazı insanlarımız halen menfaat düşüncesinde olsalar da, çoğunluk kardan çok zararın oluşacağını anlayarak çimento fabrikalarının kurulmasına karşı sert tavır sergilemektedir. Bu da mücadelemizi doğruluyor.

Devletin Kürt ve Alevi sorununa bakışını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Aziz Uzpak: Dün olduğu gibi bugün de bir çok söylem var. Bunlardan bir tanesi ‘açılım’ sözüdür. Bizler kurum üyeleri olarak bu kadar açık uygulanan ihlaller arasından bir açılımın gelişebileceğini beklemiyoruz. Bu konuda deyim yerinde ise salt takiyye yapılmaktadır.

Ali Çetinkaya: Nasıl ki geçmişte ‘ülkeye komünistlik lazım ise biz getiririz, komünistler komünistlik yapmasınlar’ diyen devlet zihniyeti bugün ‘Kürtler Kürtlük yapmasınlar, gerekirse biz yaparız’ vurgusunu yapıyor ve günümüz Türkiye sistemi, demokrat olan halk kesiminin eline ve diline kelepçe takmayı hedefliyor. Bizler Pazarcık Kültür Merkezi olarak bu tutumu açıkça kınıyoruz.

Devlet yaşanan tüm ihlallere rağmen Kürt ve Alevi dostu olarak görünmeye çalışıyor…

Aziz Uzpak: Bakın bizleri Sivas’ta yakanlar, bizleri Maraş’ta katledenler mükafatlandırıldılar ve bugün meclisteler. Bu sizce kabul edilecek bir durum mudur? Bizler o katillerden açılım bekleyebilir miyiz? Alevilerin, Kürtlerin öylesi bir tuzağa düşme imkanı yokt. Tek umudumuz ortak gücümüzdür. Bundan sonra daha çok birlik sağlamamız, el ve güç birliği oluşturmamız, haksızlıklara karşı daha güçlü örgütlenmemiz lazım.

NİHAL BAYRAM/FRANKFURT

 

Yazi Boyutu Duzenle

haagseWebdesign