|
NEWROZ BAYRAMI ve MAZLUM DOĞAN'IN İLK EYLEMİ....NWD |
|
|
|
|
NWD tarafından yazıldı.
|
|
Pazar, 21 Mart 2010 10:41 |
|
21 Mart 1982 yılında Diyarbakır cezaevinde baskıları protesto etmek için yaşamına son veren PKK'nin kurucularından Mazlum Doğan'ı annesi Kebire Doğan, Mazlum’un ilk eylemini anlattı. Ağabeyi Fevzi Doğan ise Mazlum Doğan’ın Diyarbakır zindanındaki günlerine ilişkin izlenimlerini aktardı
KEBİRE DOĞAN: Mazlum çok yumuşak kalpli ama aynı zaman da çok cesaretli bir yapıya sahipti. Bizim gençliğimiz de öyle sağ sol hareketleri pek yoktu. Görüşlerimizi açıklamaya korkardık ama Mazlum bizim korkudan toprağı kazıp sakladığımız kitapları gizlice çıkarır ve okurdu. Çok çalışkan ve zekiydi. İlkokul 3. sınıfta, sınıf atlayacak kadar azimli biriydi. Bizim duyduğumuz ilk siyasi olayı Tunceli Öğretmen Okulu'nda oldu. Okulda okuduğu yıl Türkeş yanlılarının oynadığı bir oyuna karşı çıkıyor. Sanırım tepki olarak da Mahsuni'nin bir şarkısını söylemiş ve bir de Pir Sultan Abdal'ın oyununu oynamışlar. Bundan dolayı da Balıkesir Öğretmen Okulu'na sürgün edilmişlerdi.
Mazlum'un Hacettepe Üniversitesi'nde Ekonomi Bölümü'nü kazandıktan sonra daha az görmeye başladık. Üniversite de kendisiyle aynı fikire sahip çok sayıda arkadaşı oldu. Bunlar arasında Abdullah Öcalan, Kemal Pir ve Hayri Durmuş da vardı. Tabi bu arkadaşlarıyla bir politik hareketlilik içinde idi aynı zaman da.
Batman'da çalışma yapmaya gittiğini ve okulu bıraktığını çok sonraları öğrendik. Mazlum ikna etme kabiliyetine sahipti, bu nedenle insanlar la ilişki kurma görevi ona verilmişti. Bunun için Batman'a gitmişti. Maraş olaylarının patlak vermesiyle Diyarbakır'da sıkıyönetim ilan edildi. Diyarbakır'a girerken sahte kimlikle yakalandığını, ancak 9 ay sonra içerden çıkan birinden öğrendik hapiste olduğunu.
İŞKENCEYİ GÖRDÜM
FEVZİ DOĞAN: Diyarbakır Cezaevi'nde yattığı ilk yılarda cezaevi koşularının iyiydi aslında. Ancak 35. koğuş adı verilen koğuşta özel tutsaklarla kalıyordu. O zaman Mazlum'la görüşe biliyorduk ve hatta ilk görüşmemizde durumunu sorduğumuz da 'ben mühim değilim halkım mühim' diyerek amacını açıkça ortaya koymuştu.
Mazlum Doğan'ın Diyarbakır Bağlar Cezaevi'ne sevk edilmesinin ardından tutsaklık hayatı zorlaştı. Bir gün görüşe gittim Mazlum'un iki kolundan tutmuşlardı ama o yürüyemiyordu kolları boşlukta kalmıştı, gözleri ise açılmıyordu. Dayanamadım bağırdım ‘vicdansızlar gözünü mü oydunuz’ diye. O sırada askerlerden biri, beni yüzüme vurarak susturdu. Mazlum akıl almaz işkencelere maruz görmüştü.
Başka bir görüş gününde askerlerin Mazlum'u getirdiklerinde Mazlum'un uzaktan bir şeyler söylemeye çalışıyordu. Bağırdı ama ben duyamadım. Askerler hemen apar topar götürdüler. Uzun süre göremedim, kızım Asya öğretmendi mesleğini bıraktı ve peşine düştü. 8 ay sonra sağ olduğunu öğrendik ama sonra bir daha kaybettiler. ANF
NWD |