|
33 aydının yakıldığı katliamın 16. yıldönümünde Sivas’ta birararaya gelen 30 bin kişi “Sivas hala vicdanlarımızda yanmaya devam ediyor” dedi. Yürüyüşte Madımak’ın müze olması talebi yinelendi.
Türkiye için 16 yıl önce 2 Temmuz, tarihe karanlık bir sayfa olarak geçti. 1993’te Sivas’taki Pir Sultan Abdal etkinlikleri sırasında bir grup, Aziz Nesin’in Salman Rüşdü’nin “Şeytan Ayetleri” kitabını Aydınlık Gazetesi’nde yayımlamasını bahane ederek, Madımak Oteli’ni ateşe verdi. İçeridekiler ölümle boğuşurken, dışarıdaki kalabalık kan istiyordu. Olaylar bittiğinde 33 aydın ve iki otel görevlisi yakılarak öldürüldü, iki saldırganı içeri girmeye çalışırken askerler vurdu.
O günün üzerinden 16 yıl geçti. Bugün hala katliamın arkasındaki karanlık güçlerin kimler olduğu aydınlığa kavuşturulamadı. Dün de katliamı unutmayarak her yerden seslerini duyurmak isteyenler başta “utanç müzesi” olmasını istedikleri Madımak Oteli olmak üzere Türkiye’nin çeşitli yerlerinde ölen canları andı. En büyük anma etkinliği 30 bin kişinin katılımıyla Sivas’ta yapıldı. Sabah erken saatlerden itibaren katliamda yakınlarını yitirenler, Alevi dernekleri, çeşitli siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri temsilcilerinin aralarında bulunduğu binlerce kişi, Hacı Bektaş-ı Veli Kültür ve Tanıtma Vakfı önünde biraraya geldi. Burada toplanan kitle, daha sonra Madımak Oteli’ne doğru yürüyüşe geçti. Katliamda hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının taşındığı yürüyüşün ardından, Madımak Oteli’nin önünde miting yapıldı. Yürüyüş ve mitinge, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, KESK Genel Başkanı Sami Evren, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Ali Balkız, CHP milletvekilleri, İstanbul Bağımsız Milletvekili Ufuk Uras, DTP milletvekilleri Şerafettin Halis, Gültan Kışanak ve Sebahat Tuncel ile çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi de katıldı. Yürüyüş boyunca ve miting alanında, “Devletin Alevi’si olmayacağız”, “Madımak müze olsun”, “Katiller halka hesap verecek”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Çorum Maraş, Sivas; faşizme karşı omuz omuza”, “Gülerek yaktı, donarak öldü” yazılı pankart ve dövizler taşınırken, aynı içerikli sloganlar atıldı. Mitinge katılanlar yakalarına Hz. Ali rozetleri, başlarına da Hz. Ali yazılı bantlar bağladı. Kitlenin Madımak Oteli önüne gelmesiyle birlikte, burada kısa süreli bir arbede yaşandı. Madımak Oteli’nin karşısında bulunan bir binadan kitleye laf atılması üzerine kısa süreli gerginlik yaşandı. Kitle pet su şişeleri ve tahta sopalarla binadan laf atanlara karşılık verdi. Gerginliğin sona ermesinin ardınan miting başladı. Saygı duruşuyla başlayan mitingde katliamda hayatını kaybedenlerin isimleri tek tek okunarak yoklama yapılmasına kitle hep bir ağızdan “Yaşıyor” diye karşılık verdi.
‘Müze yapılsın’ talebi yinelendi
Mitingin açılış konuşmasını yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Fevzi Gümüş, aradan 16 yıl geçmesine karşılık, katliama yönelik öfkenin her geçen gün arttığını dile getirerek, “On binler, Nesimiyle, Akarsuyla, Hasretle deyiş söylemeye. Asuman’la, Gülender’le semah dönmeye, Behçetle, Metin Altıok’la şiir okumaya, Asaf’la karikatür çizmeye devam ediyor… Bunu engelleyemediler, engelleyemezler... Çünkü Sivas hala vicdanlarımızda yanmaya devam ediyor” dedi. Gümüş, 33 aydına mezar olan otelin hala işletilmeye devam ettiğini hatırlarak, Madımak Oteli’nin müze yapılması talebini yineledi. Gümüş, hükümet yetkililerine de seslenerek, “Buradan bir kez daha sesleniyoruz. Bırakın artık yalan söylemeyi, bizleri oyalamayı. Madımak’ı artık müze yapın. Bugün buradayız. Çünkü katliamın siyasi sorumluları, yani dönemin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, İçişleri Bakanı halen yargılanmadılar. Bugün buradayız çünkü; bu ülkede 1 Mayıs 1977 katliamından Maraş’a, oradan Sivas ve Gazi katliamlarına, Vedat Demircioğlu’ndan, Uğur Mumcu’ya, Musa Anter’den, Hrant Dink’e kadar yüzlerce siyasi cinayet halen ‘faili meçhul kalmaya’ devam ediyor” dedi Madımak Katliamı’na karşı çıkanlara, siyasi cinayetlerin aydınlatılmasını isteyenlere, farklı kültürlerin birlikteliğini savunanlara “Artık birleşelim” çağrısında bulunan Gümüş, “Yalnızca ağıt yakmaktan vazgeçmeliyiz. Artık alanlara inmeliyiz. Bu ülkeyi, sağcılar, ırkçı ve şeriatçılar yönettikçe biz en doğal, insani haklarımıza bile ulaşamayız. Aleviler, Sünniler, Türkler, Kürtler, inananlar, inanmayanlar bugün bir aradayız. Aleviyiz, solcuyuz, devrimciyiz” dedi. Gümüş, birlik olup iktidar olmanın ellerinde olduğunu söyledi.
Devlet katliama göz yumdu
Yaşamını yitirenlerin aileleri adına konuşan Mehmet Gündüz, katliamın devlet güçlerinin gözü önünde yapıldığını ve devletin katliama gözyumduğunu belirterek, Madımak’ın müze olmasını istedi. Yapılan konuşmaların ardından Miting, Madımak’ın müze yapılması ve faillerin yargılanmasını talep eden sloganlarla sona erdi.
Basın açıklamaları yapıldı
33 aydın, yazar ve sanatçı ile 2 otel görevlisinin diri diri yakılarak öldürüldüğü Sivas Katliamı, 16. yıldönümünde İstanbul, Mersin, Adana, Hatay ve Balıkesir’de de yapılan açıklamalar ile kınandı. Açıklamalara DTP, SDP, ÖDP, ESP, EMEP, KESK, İHD, Barış Meclisi, Demokratik Özgür Alevi Hareketi, GÖÇ-DER, Halkevleri, ve 68’liler Derneği yöneticileri de katıldı. Yapılan açıklamalarda dönemin Başbakan, Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı’nın katliama gözyumarak suç işlediği belirtilerek yargılanması ile Madımak Oteli’nin müze yapılması istendi.
Katliamcılar hala firari
1993 yılındaki katliamla ilgili Ankara 1 No’lu DGM’de 124 kişi hakkında açılan davada üç kez karar çıktı. 2000’de biten son yargılamada mahkeme, 33 idam kararını tekrar etti. 35 kişiye 7 yıl 6 ay hapis cezası verdi. 39 sanıksa beraat etti. Kararı Yargıtay da onayladı. 2002’de idam cezası kaldırılınca cezalar müebbet ağır hapse çevrildi. Davada idam cezası alan sanıklardan Mehmet Yılmaz ve Etem Ceylan halen firari. Aradan 16 yıl geçmesine rağmen, aralarında katliamın kilit ismi dönemin RP’li Belediye Meclisi üyesi Cafer Erçakmak’ın da olduğu 8 firari sanık hala yakalanmadı. Yakalanamayan sanıklardan 7’si için gıyabi duruşmalarda savcı, sanıklar için zamanaşımı istedi. Sanıkların bir bölümü aranırken çeşitli belediyelerde, sigortalı olarak çalıştıkları, bazılarının Sivas’ta yaşadıkları, bazılarınınsa Almanya’ya iltica ettikleri ortaya çıkmıştı.
DİHA/SİVAS
DTP: Sorumlular hesap versin
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ile Eşbaşkan Emine Ayna, Sivas Katliamı’nın sorumlularının hesap vermesi ve Alevilerden özür dilenmesini istedi. Türk ve Ayna yaptıkları ortak yazılı açıklamada, “Maraş ve Çorum’dan sonra tarihin sayfalarında Sivas Katliamı olarak yerini alan 2 Temmuz aradan geçen bunca yıla rağmen Alevi yurttaşlarımızın ve demokratik kamuoyu vicdanının kanayan bir yarası olarak tazeliğini korumaya devam ediyor” ifadelerine yer verildi. Katliam sonrası yaşanan yargı sürecinin kamuoyunun adalete ve hukuka olan güvenini sarstığına işaret edilen açıklamada, dönemin siyasal sorumlularının hala katliamın hesabını vermediği ve devletin Alevi yurttaşlardan henüz özür dilemediği vurgulandı. Açıklamada şöyle denildi:“Ülkemizde bir daha böylesine karanlık olayların yaşanmamasının yolu geçmişle yüzleşmek, karanlık olayları açığa çıkartmak ve sorumlulardan hesap sormaktan geçmektedir. Sivas’ta katledilen aydınlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor ve onların anılarını mücadelemizde yaşatacağımıza söz veriyoruz.”
|